Türkler ordu-millettir

Muhiddin Nalbantoğlu | Yeni Çağ | 09.02.2010
   


   

İlber Ortaylı Hoca, Türklerin ordu-millet olduğunu hatırlattığı için şu günlerde belli mihrakların hedefi haline kadar geldi. Prof. Ortaylı'nın bu konuda söylediklerinden başka türlü anlamlar çıkarmak ancak inkarcı ve fesat düşünceli beyinlerin bir mesaisi olabilir. Milli kültürünün şuurunda bir bilimadamı olarak söylediklerinde yanlış bir şey yoktur. Konuyla ilgili tespit ve düşüncelerini bütün kalbimle ve tüm samimiyetimle tasdik ediyorum. Ordu-millet üzerine söyleyeceklerime geçmeden büyük asker ve lider Atatürk'ün en önemli vasıflarından birine temas etmek istiyorum. Büyük Atatürk'ün en belirgin vasfı nedir diye sorarlarsa Türk milletine bir öğretmen olması vasfıdır, derim. Gerçekten de Türk milletine onun en büyük etkisi bu yoldan gelmiştir. Büyük bir millî tarih şuuru, güven duygusu ve disiplin ruhu onun Türk milletinde yeniden canlandırdığı,  sabırla sürdürdüğü ve büyük neticeler aldığı başlıca konulardır.
Atatürk'ün hemen bütün konuşmalarını bu açıdan ele aldığımızda O'nun hemen bütün konuşmalarının, tamim ve direktiflerinin tam bir öğretmen üslûbunda olduğunu görürüz. Yine bütün konuşmalarının temelinde büyük bir tarih şuuru ve Türkçe'nin emsalsiz örneklerini görürüz. Atatürk'ün en büyük vasıflarından bir diğeri de  Türk ordusunu milletle yeniden kaynaştırmış olmasıdır. Atatürk, orduyu millete sevdiren, milleti orduya sevdiren büyük bir liderdir. Yıllarca zafer yüzü görmeyen, 93 Harbi'nden beri katıldığı bütün savaşları kaybeden bir ordu onun eliyle pek çok zafer kazanmış ve yeryüzündeki son Türk devletinin tarihe intikal etmesini de o önlemiştir.
Burada bir hatıramı zikredeyim:
1955 yılları idi. Rahmetli Nihad Sami Banarlı hocamız hemen her hafta sonu Yahya Kemal'in Park Otel'deki toplantılarına biz gençleri de götürürdü. Oraya gelen tanınmış büyük edip ve şairleri yakından tanımamız için... Bizler de pek konuşmalara katılmadan onları dinlerdik. Ve çok şey öğrenirdik. Bir gün odasında yalnızca iki kişinin olduğu zaman Yahya Kemal bizlere dönerek ve odadaki iki zatı işaret ederek dedi ki:
- Bakınız gençler. Bu iki genç adam bana aynı anda hayatımın en mustarip ve en sevinçli anını yaşattılar. Anlatayım: Türk ordusu Sakarya boylarında Ankara'yı savunuyordu. O gün Kurban Bayramı'...



YAZININ TAMAMINI OKU


Sitelerimiz En İyi INTERNET EXPLORER İle Görüntülenmektedir